Bir limited şirkette müdür olarak görev yapan kişi, görev döneminde şirketi zarara uğratırsa bu zarardan kendi malvarlığıyla sorumlu tutulabilir mi? Peki müdür, ayrılırken imzaladığı bir protokolle bu sorumluluktan kurtulabilir mi? Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 22 Mart 2026 tarihli, 2025/4957 E., 2026/1580 K. kararı, şirket ortaklarını ve yöneticileri yakından ilgilendiren bu sorulara net cevaplar veriyor.
1. Karara Konu Olan Olay
Bir kişi, kurulan limited şirkete kuruluş tarihinden itibaren ortak oldu ve aynı anda şirketin tek yetkili müdürü olarak atandı. Yaklaşık bir buçuk yıl bu görevi tek başına yürüttü, sonra hisselerini devrederek ortaklıktan ayrıldı. Ayrılışının ardından şirketin banka ve muhasebe kayıtları üzerinde yapılan incelemede, müdürün görev döneminde usulsüz, kanuna ve ana sözleşmeye aykırı işlemlerle şirketi zarara uğrattığı tespit edildi. Şirket, müdürü genel kurula ve faaliyet raporu sunmaya çağırdı, ancak müdür katılmadı. Genel kurulda müdürün ibra edilmemesine ve hakkında sorumluluk davası açılmasına karar verildi. Şirket, uğradığı zarar için şimdilik 50.000 TL maddi tazminat talebiyle dava açtı.
2. Tarafların İddia ve Savunmaları
Şirket, müdürün görev döneminde yaptığı usulsüz işlemlerle kendisini zarara uğrattığını, bu nedenle zararın tazmin edilmesi gerektiğini ileri sürdü. Müdür ise savunmasında, herhangi bir usulsüz işleminin bulunmadığını ve daha da önemlisi, ayrılırken imzalanan bir protokolle bu tarihten önceki tüm faaliyetlerinden dolayı ibra edildiğini, yani aklandığını öne sürdü. Böylece uyuşmazlığın merkezine şu soru yerleşti: özel bir protokolle yapılan ibra, müdürü şirkete karşı sorumluluktan kurtarır mı?
3. Yargıtay’ın Kararı ve Gerekçesi
Mahkeme ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, müdürün ibra savunmasını kabul etmedi. Kararın dayandığı temel ilke şudur: bir şirket müdürünün ibrası, ancak şirket genel kurulunda, usulüne uygun biçimde yapılabilir. Geçerli bir ibra için, ibraya konu olan işlemlerin genel kurulda açıkça tartışılması ve ortakların bilgisine sunulması gerekir. Bu davada müdür, ayrılırken bazı kişilerle imzaladığı özel bir protokole dayanıyordu. Oysa bu protokol, genel kurulun yerini tutmaz ve müdürü sorumluluktan kurtarmaz. Kaldı ki şirketin genel kurulu müdürü açıkça ibra etmemiş, aksine hakkında sorumluluk davası açılmasına karar vermişti. Bu nedenle müdür, görev döneminde şirketi uğrattığı zarardan kişisel olarak sorumlu tutuldu.
4. İlgili Hukuki İlke: Müdürün Sorumluluğu ve İbranın Şartları
Türk Ticaret Kanunu’na göre şirket müdürleri, görevlerini yerine getirirken özen ve sadakat yükümlülüğü altındadır. Bu yükümlülüğe aykırı davranarak, yani kanuna ya da ana sözleşmeye aykırı işlemlerle şirketi zarara uğratan müdür, bu zarardan kişisel olarak sorumlu olur. Müdürün bu sorumluluktan kurtulmasının yolu ibradır. İbra, genel kurulun müdürün belli bir döneme ait işlemlerini onaylayarak onu aklamasıdır. Ancak ibranın geçerli olması için şeklî şartları vardır: ibra genel kurulda alınmalı, ibraya konu işlemler açıkça gündeme getirilip tartışılmalı ve ortakların bilgisine sunulmalıdır. Şirket dışında, özel bir protokolle ya da bazı kişilerin kendi aralarında yaptığı bir anlaşmayla verilen ibra, şirket ve diğer ortaklar bakımından geçerli sayılmaz. Genel kurul müdürü ibra etmemişse, müdür hakkında sorumluluk davası açılabilir.
5. Yapılan En Yaygın Hata
Uygulamada müdürlerin en sık yaptığı hata, görevden ayrılırken imzalanan bir devir protokolünün ya da ortaklar arası bir anlaşmanın kendilerini tüm sorumluluktan kurtaracağını sanmalarıdır. Oysa bu karardan görüldüğü gibi, geçerli bir ibra ancak genel kurulda ve usulüne uygun biçimde alınabilir. Bir diğer yaygın hata, müdürün ayrılırken şirketin hesap ve kayıtlarına ilişkin durumunu belgelememesi, yani devir sırasında bir tespit yaptırmamasıdır. Şirket ortakları açısından ise en sık görülen hata, müdürün usulsüz işlemlerini zamanında fark edip genel kurulda gündeme getirmemek ve sorumluluk davası için gereken kararı almamaktır. İbra edilmeme kararının usulüne uygun alınması, açılacak davanın temelini oluşturur.
6. Pratik Tavsiyeler
- Şirket müdürüyseniz, görevden ayrılırken özel bir protokole güvenmeyin. Gerçek koruma, genel kurulda usulüne uygun alınmış bir ibra kararıdır.
- Görev döneminizdeki işlemlerin kayıtlarını ve belgelerini düzenli tutun. Ayrılırken şirketin mali durumuna ilişkin bir tespit yaptırmak sizi korur.
- Şirket ortağıysanız, müdürün işlemlerini genel kurulda düzenli olarak inceleyin ve ibra kararını bilinçli verin.
- Müdürün usulsüz işlemlerini fark ettiğinizde, ibra etmeme ve sorumluluk davası açma kararını genel kurulda usulüne uygun alın.
- Hem müdür hem ortak açısından, görev devri ve ibra süreçlerinde önceden hukuki destek almak ileride açılabilecek davaların sonucunu belirler.
7. Sonuç ve Şirketler Hukuku Avukatı Değerlendirmesi
Bu karar, şirket yöneticiliğinin ciddi bir sorumluluk taşıdığını ve bu sorumluluktan kurtulmanın belirli kurallara bağlı olduğunu gösteriyor. Müdür, görev döneminde şirketi zarara uğratan usulsüz işlemlerden kişisel olarak sorumludur. Bu sorumluluktan ancak genel kurulda, usulüne uygun alınmış bir ibra kararıyla kurtulabilir. Kenarda imzalanan özel bir protokol ya da ortaklar arası bir anlaşma bu işlevi görmez. Şirket ortakları ve yöneticileri için doğru yol, ibra ve sorumluluk süreçlerini baştan doğru kurmak, kayıtları düzenli tutmak ve gerektiğinde zamanında hukuki adım atmaktır. Böylece hem şirketin hem de bireylerin hakları korunur.
Ortaklık ilişkilerinde hak ve sorumluluklara dair benzer bir değerlendirme için şirketin kâr dağıtmaması ve haklı sebeple fesih konulu yazımıza göz atabilirsiniz.
Karar künyesi: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, T. 22.03.2026, E. 2025/4957, K. 2026/1580. Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, somut uyuşmazlığınız için hukuki danışmanlık almanız önerilir.
Şirketler hukukuna dair diğer yazılarımız için: Şirketler Hukuku makaleleri

Geri bildirim: Sözleşmedeki Fahiş Cezai Şart İndirilebilir mi? Tacirin Durumu (2026 Yargıtay Kararı) - KIZILDAĞ HUKUK BÜROSU
Geri bildirim: İş Ortağım Markamı Taklit Ederse Ne Olur? Marka Tecavüzü ve Haksız Rekabet (2026 Yargıtay Kararı) - KIZILDAĞ HUKUK BÜROSU