Bir yakınınız vefat ettiğinde geriye sadece mal varlığı değil, borçları da kalabilir. Peki miras bırakanın borçları, mirasçı olarak sizin sırtınıza yıkılır mı? Özellikle terekenin, yani geride kalan mal varlığının borçları karşılamaya yetmediği durumlarda ne yapılır? Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 15 Haziran 2026 tarihli, 2025/5035 E., 2026/3201 K. kararı, bu soruların cevabını mirasın hükmen reddi kurumu üzerinden veriyor.
1. Karara Konu Olan Olay
Bir kişi 4 Mart 2020 tarihinde vefat etti ve geride borca batık bir tereke bıraktı, yani borçları mal varlığından fazlaydı. Miras bırakanın dört mirasçısı vardı. Bu mirasçılardan yetişkin olanlar mirası süresi içinde reddetti. Ancak o tarihte henüz 12 yaşında olan küçük mirasçı adına ret talebinde bulunulmadı, çünkü buna gerek olmadığı düşünülmüştü. Aradan zaman geçti ve 23 Ocak 2024 tarihinde, küçük mirasçı adına miras bırakanın borçları için ödeme emirleri tebliğ edildi. Bunun üzerine küçük adına, terekenin borca batık olduğu ileri sürülerek mirasın hükmen reddedildiğinin tespiti için dava açıldı.
2. Tarafların İddia ve Savunmaları
Davacı taraf, miras bırakanın terekesinin ölüm tarihi itibarıyla borca batık olduğunu, borçların mal varlığını aştığını ve bu nedenle küçük mirasçının da mirası reddetmiş sayılması gerektiğini ileri sürdü. Davalı alacaklılar ise savunmalarında, terekenin borca batık olup olmadığının objektif biçimde tespit edilmesi gerektiğini, alacaklarının devam ettiğini belirterek davanın reddini istedi. Uyuşmazlığın özü şuydu: süresi içinde açık bir ret beyanında bulunmayan mirasçı, terekenin borca batık olması halinde yine de mirası reddetmiş sayılır mı?
3. Yargıtay’ın Kararı ve Gerekçesi
Mahkeme davayı kabul etti ve Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 15 Haziran 2026 tarihli kararıyla bu kararı onadı. Dairenin dayandığı ilke şudur: miras bırakanın ölümü anında terekesi açıkça borca batık durumdaysa, miras kanun gereği reddedilmiş sayılır. Bu durumda mirasçının ayrıca süresi içinde açık bir ret beyanında bulunmasına gerek yoktur. Mirasçı, terekenin borca batık olduğunu her zaman, hatta kendisine karşı borç için takip başlatıldığında bir defi olarak ileri sürebilir ve mahkemeden mirasın hükmen reddedilmiş olduğunun tespitini isteyebilir. Somut olayda terekenin ölüm tarihinde borca batık olduğu sabit görüldüğü için, küçük mirasçının da mirası reddetmiş sayılacağına karar verildi.
4. İlgili Hukuki İlke: Mirasın Gerçek Reddi ve Hükmen Reddi
Türk Medeni Kanunu mirasın reddini iki şekilde düzenler. Birincisi gerçek reddir. Mirasçı, miras bırakanın ölümünü öğrendiği tarihten itibaren üç ay içinde sulh hukuk mahkemesine başvurarak mirası reddedebilir. Bu süre hak düşürücüdür. İkincisi hükmen reddir. Miras bırakanın ölümü anında terekesi borca batık ise, yani borçları mal varlığından fazlaysa, miras herhangi bir başvuruya gerek olmaksızın kendiliğinden reddedilmiş sayılır. Bu durumda mirasçı üç aylık süreyi kaçırmış olsa bile korunur. Terekenin borca batıklığı, alacaklıların açtığı takip veya davada bir defi olarak ileri sürülebileceği gibi, mirasçı tarafından tespit davası yoluyla da mahkemeye taşınabilir. Önemli olan, borca batıklığın ölüm anı itibarıyla ve objektif biçimde ortaya konmasıdır.
5. Yapılan En Yaygın Hata
Mirasçıların en sık yaptığı hata, borçlu bir yakının ölümünden sonra hiçbir işlem yapmadan beklemektir. Üç aylık ret süresi kaçırıldığında birçok kişi artık yapacak bir şey olmadığını düşünür. Oysa tereke borca batıksa, mirasın hükmen reddi her zaman ileri sürülebilir. İkinci yaygın hata, özellikle küçük çocuklar adına gerekli adımların atılmamasıdır. Bu karardaki gibi, küçük mirasçı adına zamanında işlem yapılmasa bile, borca batıklık ispatlanarak hükmen ret sağlanabilir. Bir diğer hata, terekeye ait mallara sahip çıkmak ya da onları kullanmaktır. Mirasçı terekeyi benimseyen davranışlarda bulunursa, ret hakkını kaybedebilir. Bu nedenle borçlu bir mirasta terekeye dokunmadan önce hukuki değerlendirme almak önemlidir.
6. Pratik Tavsiyeler
- Borçlu olduğunu düşündüğünüz bir yakınınız vefat ettiğinde, üç aylık ret süresini bekletmeden değerlendirin. Süreyi kaçırmamak en güvenli yoldur.
- Üç aylık süre geçmiş olsa bile, tereke borca batıksa mirasın hükmen reddini ileri sürebileceğinizi unutmayın.
- Küçük çocuklar adına da gerekli adımların atılması gerekir. Onlar adına işlem yapılmaması ileride sorun doğurabilir, ancak borca batıklık halinde hükmen ret yolu açıktır.
- Terekeye ait mallara sahip çıkmaktan ve onları kullanmaktan kaçının. Bu tür davranışlar mirası kabul anlamına gelip ret hakkınızı ortadan kaldırabilir.
- Size miras bırakanın borcu için bir ödeme emri ya da takip gelirse, hemen hukuki değerlendirme alın. Hükmen ret bir defi olarak ileri sürülebilir.
7. Sonuç ve Miras Avukatı Değerlendirmesi
Bu karar, miras bırakanın borçlarının mirasçıların kaderini otomatik olarak belirlemediğini gösteriyor. Tereke borca batıksa, yani borçlar mal varlığını aşıyorsa, miras kanun gereği reddedilmiş sayılır ve mirasçı bu durumu her zaman ileri sürebilir. Üç aylık ret süresini kaçırmış olmak dahi, borca batıklık halinde mirasçıyı borçtan kurtaran hükmen ret yolunu kapatmaz. Miras hukukunda doğru adımı atmak, çoğu zaman terekenin gerçek durumunu bilmekten ve zamanında hareket etmekten geçer. Borçlu bir mirasla karşılaşıldığında, terekeye dokunmadan önce alınacak bir hukuki değerlendirme, mirasçıyı büyük bir yükün altına girmekten koruyabilir.
Miras hukukunda hak ve sürelerin önemine dair benzer bir değerlendirme için ölünceye kadar bakma sözleşmesi ve muvazaaya ilişkin yazımıza göz atabilirsiniz.
Karar künyesi: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, T. 15.06.2026, E. 2025/5035, K. 2026/3201. Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, somut uyuşmazlığınız için hukuki danışmanlık almanız önerilir.
Miras hukukuna dair diğer yazılarımız için: Miras Hukuku makaleleri
