Yurt dışındaki bir alıcıya mal satarken yazılı bir sözleşme yapmak, uyuşmazlık çıktığında hangi ülke hukukunun uygulanacağını, riskin ne zaman alıcıya geçeceğini ve davanın nerede görüleceğini baştan belirler. En çok atlanan nokta şudur: karşı tarafın ülkesi de Viyana Satım Sözleşmesine (CISG) tarafsa, CISG kendiliğinden uygulanır ve sözleşmeye yalnızca “Türk hukuku uygulanır” yazmak bunu engellemez. CISG istenmiyorsa sözleşmede açıkça dışlanmalıdır.
İhracat yapan bir şirket için sözleşme, çoğu zaman bir proforma fatura ve birkaç e-postadan ibaret kalır. İş yolunda gittiği sürece bu yeterli görünür. Ancak mal geç teslim edildiğinde, ayıplı çıktığında ya da bedel ödenmediğinde, hangi kuralların uygulanacağı, kimin zarara katlanacağı ve davanın hangi ülkede açılacağı belirsiz kalır. Bu yazıda, uluslararası bir satış sözleşmesi hazırlanırken atlanmaması gereken en kritik maddeleri, güncel mevzuat ve uygulama ışığında ele alıyoruz.
Uygulanacak Hukuk Mutlaka Seçilmeli
Yabancı unsurlu bir sözleşmede, uyuşmazlığa hangi ülkenin hukukunun uygulanacağı belirlenmezse, bu soruyu davanın görüldüğü mahkemenin kendi kanunlar ihtilafı kuralları cevaplar. Türkiye’de bu kurallar 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) ile düzenlenmiştir. MÖHUK’un 24. maddesine göre taraflar sözleşmeye uygulanacak hukuku serbestçe seçebilir. Seçim yapılmamışsa, satış sözleşmelerinde kural olarak satıcının işyerinin bulunduğu ülke hukuku uygulanır. Ancak yabancı bir mahkemede dava açıldığında o ülkenin kuralları farklı bir sonuca götürebilir. Bu belirsizliği ortadan kaldırmanın yolu, sözleşmede uygulanacak hukuku açıkça yazmaktır. Uygulamada ayrıca, seçilen hukukun “kanunlar ihtilafı kuralları hariç” uygulanacağı belirtilir; böylece seçilen ülkenin hukuku başka bir ülke hukukuna atıf yaparak işi yeniden karmaşık hale getiremez.
CISG Tuzağı: “Türk Hukuku Uygulanır” Yazmak Neden Yetmez?
Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Antlaşması, kısaca CISG ya da Viyana Satım Sözleşmesi, Türkiye için 1 Ağustos 2011’den beri yürürlüktedir ve anayasa gereği iç hukukumuzun bir parçasıdır. CISG, işyerleri farklı ülkelerde bulunan ve her ikisi de antlaşmaya taraf olan ülkelerdeki taraflar arasındaki ticari mal satışlarına, taraflar ayrıca seçmese bile kendiliğinden uygulanır. İşte kritik nokta burada ortaya çıkar. CISG zaten Türk hukukunun parçası olduğu için, sözleşmeye yalnızca “Türk hukuku uygulanır” yazmak CISG’nin uygulanmasını engellemez. CISG; sözleşmenin kurulması, ayıp ihbarı, hasarın geçişi ve sorumluluktan kurtulma gibi konularda Türk Borçlar Kanunu’ndan ayrılan kurallar içerir. Taraflar CISG’nin uygulanmasını istemiyorsa, sözleşmede bunu açık ve tereddüde yer bırakmayacak biçimde, örneğin “CISG’nin uygulanması hariç tutulmuştur” diye yazmalıdır. CISG yalnızca taşınır malların ticari satışına uygulanır; tüketici satışları, taşınmaz satışı, ağırlıklı olarak hizmet içeren sözleşmeler, gemi ve uçak satışları kapsam dışındadır.
Teslim Şekli: Incoterms 2020
Malın nerede teslim edileceği, taşıma, sigorta ve gümrük masraflarını kimin karşılayacağı ve riskin satıcıdan alıcıya hangi anda geçeceği, uluslararası ticarette genellikle Milletlerarası Ticaret Odasının (ICC) hazırladığı Incoterms kurallarına atıfla belirlenir. 2026 itibarıyla yürürlükteki sürüm Incoterms 2020’dir; bir sonraki revizyonun 2030’da yapılması beklenmektedir. Incoterms 2020’de E, F, C ve D olmak üzere dört grup bulunur ve E’den D’ye gidildikçe risk ve masraf alıcıdan satıcıya doğru ağırlaşır. Örneğin CIF teslimde satıcının yükü FOB teslime göre daha ağırdır. Sözleşmede teslim şekli, teslim yeri ve sürüm birlikte yazılmalıdır, örneğin “FOB İstanbul, Incoterms 2020”. İki önemli ayrıntı gözden kaçırılmamalıdır. Birincisi, Incoterms hasarın geçişini düzenler ama mülkiyetin geçişini düzenlemez; mülkiyet ayrıca sözleşmede ele alınmalıdır. İkincisi, Incoterms 2020’de sigorta yaptırma yükümlülüğü yalnızca CIF ve CIP teslimlerde satıcıya aittir; diğer teslim şekillerinde hiçbir tarafa sigorta zorunluluğu getirilmez.
Bedel, Para Birimi ve Ödeme Yöntemi
Bedelin hangi para birimiyle ödeneceği ve hangi yöntemle tahsil edileceği sözleşmede açıkça yazılmalıdır. Ödeme yöntemleri taraflara farklı riskler yükler. Peşin ya da avans ödeme, satıcı için en güvenli, alıcı için en riskli yöntemdir. Açık hesap, yani mal teslim edildikten sonra ödeme ise satıcı için en riskli yöntemdir. Alıcı, peşin ödeme yapıyorsa karşı tarafın bankasından avans teminat mektubu isteyerek kendini güvenceye alabilir. Hangi tarafta olursanız olun, sözleşmenin diğer hükümleri seçilen ödeme yöntemine uygun kurulmalıdır.
Cezai Şart: İngiliz Hukukunda Farklı İşler
Türk hukukunda sözleşmeye konulan cezai şart kural olarak geçerlidir ve fahişse hakim tarafından indirilebilir. Ancak İngiliz hukuku gibi Anglo Amerikan hukuk sistemlerinde, cezalandırma amacı taşıyan cezai şartlar geçersiz sayılabilir. Bu nedenle sözleşme bu sistemlerden birine tabi olacaksa, cezai şart yerine önceden makul biçimde tahmin edilmiş zararı gösteren “liquidated damages” hükümleri kullanılmalıdır. Ayrıca gecikme tazminatı ile cezai şartın birbirinden bağımsız olarak istenebileceği açıkça yazılmalıdır.
Tahkim ya da Yetkili Mahkeme
Uyuşmazlığın nerede ve nasıl çözüleceği baştan belirlenmezse, taraflar kendi ülkelerinde dava açarak birbirine karşı paralel davalar yürütebilir. Tahkim, uyuşmazlığın konusunda uzman hakemlerce ve genellikle daha hızlı çözülmesini sağlar. Türkiye’de 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu uygulanabileceği gibi ISTAC ya da ICC gibi kurumların tahkim kuralları da seçilebilir. Tahkim şartı yazılırken ehliyet, temsil yetkisi ve şekil şartlarına dikkat edilmezse şart geçersiz sayılabilir. Tahkim yeri, tahkim dili ve uygulanacak kurallar da açıkça belirtilmelidir. Tahkim tercih edilmiyorsa, MÖHUK’un 47. maddesi çerçevesinde yetkili mahkeme sözleşmede kararlaştırılmalıdır.
Sık Yapılan Hatalar ve Pratik Tavsiyeler
En sık yapılan hata, uluslararası satışı yalnızca proforma fatura ve e-postalarla yürütmek, uygulanacak hukuku ve uyuşmazlık çözüm yerini hiç belirlememektir. İkinci hata, CISG’nin varlığından habersiz olarak yalnızca “Türk hukuku uygulanır” yazıp CISG’yi dışladığını sanmaktır. Üçüncü hata, karşı tarafı temsilen imza atan kişinin yetkisini ve yabancı belgelerin apostil ya da konsolosluk onayını kontrol etmemektir. Pratik öneriler şöyle sıralanabilir. Sözleşme dilini ve iki dil kullanılıyorsa hangisinin esas alınacağını belirleyin. Uygulanacak hukuku açıkça seçin ve CISG konusunda bilinçli bir tercih yapın. Teslim şeklini Incoterms 2020’ye atıfla, teslim yeriyle birlikte yazın. Ödeme yöntemini ve para birimini netleştirin. Cezai şartı, sözleşmenin tabi olacağı hukuka uygun kurun. Tahkim ya da yetkili mahkeme hükmünü mutlaka ekleyin. Sürekli satış yapıyorsanız her sipariş için ayrı sözleşme yerine bir çerçeve sözleşme hazırlayın.
Sıkça Sorulan Sorular
Uluslararası satış sözleşmesine hangi hukuk uygulanır?
Taraflar uygulanacak hukuku serbestçe seçebilir. Seçim yapılmamışsa Türk mahkemesinde MÖHUK uyarınca satış sözleşmelerinde kural olarak satıcının işyerinin bulunduğu ülke hukuku uygulanır. Belirsizliği önlemek için hukuk seçimini sözleşmede açıkça yapmak gerekir.
CISG nedir ve kendiliğinden uygulanır mı?
CISG, milletlerarası mal satımını düzenleyen Birleşmiş Milletler antlaşmasıdır ve Türkiye için 1 Ağustos 2011’den beri yürürlüktedir. Tarafların ülkeleri antlaşmaya tarafsa, sözleşmede açıkça dışlanmadıkça kendiliğinden uygulanır. Yalnızca “Türk hukuku uygulanır” yazmak CISG’yi dışlamaz.
Incoterms 2020 güncel mi?
Evet. 2026 itibarıyla yürürlükteki sürüm Incoterms 2020’dir ve bir sonraki revizyonun 2030’da yapılması beklenmektedir. Sözleşmede teslim şekli, teslim yeri ve sürüm birlikte yazılmalıdır.
Uluslararası sözleşmede tahkim şartı neden önemlidir?
Tahkim, uyuşmazlığın uzman hakemlerce ve genellikle daha hızlı çözülmesini sağlar, tarafların farklı ülkelerde paralel dava açmasının önüne geçer. Tahkim şartında ehliyet, temsil ve şekil kurallarına uyulmazsa şart geçersiz sayılabilir.
Sözleşme ihlali halinde başvurulabilecek yollara dair bir başka değerlendirme için karşı tarafın sözleşmeye uymamasına ilişkin yazımıza göz atabilirsiniz.
İlgili mevzuat: 5718 sayılı MÖHUK m. 24 ve 47, Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Antlaşması (CISG), 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu, ICC Incoterms 2020. Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, somut uyuşmazlığınız için hukuki danışmanlık almanız önerilir.
Ticaret hukukuna dair diğer yazılarımız için: Ticaret Hukuku makaleleri
Bu hukuki makale, İstanbul Barosu’na 42717 sicil numarasıyla kayıtlı Avukat Ümit Kızıldağ tarafından güncel mevzuata uygun olarak incelenmiş ve kaleme alınmıştır.
