Faturasını ödemeyen ticari müşteriden alacağınızı, icra takibi ve itirazın iptali davasıyla tahsil edebilirsiniz. Malı teslim aldığınızı gösteren imzalı bir belge olmasa bile, müşteri o faturayı vergi dairesine BA formuyla beyan etmiş ya da ticari defterine işlemişse, bu malın teslim edildiğine karine oluşturur. Bu durumda aksini, yani malı almadığını ispat yükü müşteriye geçer.
Ticari hayatta en sık yaşanan sorunlardan biri, mal ya da hizmet verildiği halde faturanın ödenmemesidir. Bu durumda alacaklı çoğu zaman şu endişeyi taşır: elimde teslim aldığına dair imzalı bir belge yok, alacağımı nasıl ispatlayacağım? İşte tam bu noktada, faturanın karşı tarafın resmi kayıtlarına yansımış olması büyük önem taşır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 16 Nisan 2026 tarihli, 2025/5186 E., 2026/2082 K. sayılı kararı, bu konudaki ispat kurallarını çok net biçimde ortaya koyuyor.
Fatura Alacağı Nasıl Tahsil Edilir?
Bir ticari alacağın tahsili için izlenen yol genellikle şudur. Alacaklı, önce borçluya karşı icra takibi başlatır. Borçlu bu takibe itiraz ederse, takip durur. Bu durumda alacaklının, itirazın iptali davası açarak takibin devamını sağlaması gerekir. İtirazın iptali davasında mahkeme, alacağın gerçekten var olup olmadığını, yani mal ya da hizmetin teslim edilip edilmediğini ve bedelinin ödenip ödenmediğini inceler. Alacaklı davayı kazanırsa, takip kaldığı yerden devam eder ve ayrıca alacaklı lehine icra inkar tazminatına da hükmedilebilir. Bu davada en kritik konu, teslimin ispatıdır.
Faturanın Vergiye Beyanı Teslime Karine Oluşturur
İşte bu kararın en önemli ve pratik yönü budur. Alacaklı, faturaya konu malı teslim ettiğini kural olarak ispatlamak zorundadır. Ancak elde teslim tutanağı ya da imzalı irsaliye her zaman bulunmayabilir. Bu noktada devreye şu ilke girer. Borçlu, kendisine kesilen faturayı vergi dairesine BA formuyla, yani mal ve hizmet alımlarını bildiren formla beyan etmişse, bu faturaya konu malların kendisine teslim edildiğine karine oluşturur. Aynı şekilde, faturanın borçlunun ticari defterlerine işlenmiş olması da teslim karinesidir. Çünkü bir tacir, gerçekte almadığı bir malı kendi resmi vergi beyanına ve defterine yazmaz. Bu karine gerçekleştiğinde ispat yükü yer değiştirir. Artık teslim edildiğini alacaklının ispatlaması gerekmez, tersine malı almadığını borçlunun ispatlaması gerekir. Somut kararda da borçlunun faturaları BA formuyla beyan ettiği ve bildirilen tutarın takip alacağının üzerinde olduğu belirlenmiş, bu nedenle malların teslim edildiği kabul edilmiştir.
Ticari Defterini Sunmayan Taraf Aleyhine Sonuç Doğar
Kararın bir diğer önemli yönü ticari defterlerle ilgilidir. Ticari defterler, tacirler arasındaki uyuşmazlıklarda önemli bir delildir. Mahkeme, tarafları ticari defterlerini incelemeye sunmaya davet eder. Somut olayda borçlu, yasal sonuçları kendisine ihtar edilmesine rağmen mazeretsiz olarak ticari defterlerini incelemeye sunmaktan kaçınmıştır. Bu kaçınma, kendi lehine olabilecek bir delilden yararlanma imkanını ortadan kaldırdığı gibi, aleyhine değerlendirilmiştir. Buna karşılık alacaklının defterleri alacağı doğrular niteliktedir. Sonuçta borçlu, malı almadığı yönündeki savunmasını ispat edemediği için dava alacaklı lehine sonuçlanmış ve karar Yargıtay tarafından onanmıştır.
Karinenin Sınırı: Tek Taraflı Fatura Yeterli Değildir
Bu noktada önemli bir dengeyi de belirtmek gerekir. Teslim karinesi, faturanın karşı tarafın kayıtlarına yansımış olmasına bağlıdır. Yani sadece alacaklının tek taraflı olarak kestiği, borçlunun ne beyanında ne defterinde yer almayan bir fatura, tek başına teslimi ispatlamaya yetmez. Eğer fatura yalnızca düzenleyen tarafından kesilmiş, karşı tarafın BA formunda ya da defterinde bulunmuyorsa ve satışı doğrulayan başka bir delil de yoksa, bu durumda teslim ispatlanamamış sayılabilir. Dolayısıyla belirleyici olan, faturanın borçlunun resmi kayıtlarına girmiş olmasıdır. Bu denge, hem gerçek alacaklıyı korur hem de tek taraflı düzenlenen dayanaksız faturalarla haksız borç yaratılmasını önler.
Sık Yapılan Hatalar ve Pratik Tavsiyeler
Ticari alacaklarda en sık yapılan hata, teslimi belgeleyecek hiçbir kayıt tutmamaktır. İmzalı irsaliye, teslim tutanağı ya da en azından karşı tarafın kayıtlarına yansıyan belgeler, alacağın tahsilini kolaylaştırır. İkinci hata, karşı tarafın vergi beyanlarının ve defter kayıtlarının önemini bilmemektir. Faturanın borçlunun BA formunda görünmesi, davanızın en güçlü delili olabilir. Üçüncü hata, ticari defterlerin ve kayıtların düzenli tutulmamasıdır. Pratik öneriler şöyle sıralanabilir. Mal ya da hizmet teslim ederken mutlaka imzalı bir belge almaya çalışın. Faturalarınızı düzenli kesin ve kendi BA/BS formlarınızı ve defterlerinizi eksiksiz tutun. Alacağınızı tahsil edemezseniz, karşı tarafın faturayı vergiye beyan edip etmediğini araştırın, bu sizin en güçlü kozunuz olabilir. İcra takibi ve itirazın iptali davası için süreleri kaçırmadan hukuki destek alın.
Sıkça Sorulan Sorular
Teslim belgem yoksa fatura alacağımı ispatlayabilir miyim?
Evet, çoğu zaman mümkündür. Borçlu faturayı vergi dairesine BA formuyla beyan etmiş ya da ticari defterine işlemişse, bu malın teslim edildiğine karine oluşturur ve aksini ispat yükü borçluya geçer. İmzalı teslim belgesi olmasa bile bu karineden yararlanabilirsiniz.
Müşteri faturayı vergiye beyan etmişse ne olur?
Borçlu faturayı BA formuyla beyan etmişse, faturaya konu malı teslim aldığına karine oluşur. Bu durumda malı almadığını ispat etme yükü borçluya geçer. Somut Yargıtay kararında da bu ilke uygulanmıştır.
Karşı taraf ticari defterini sunmazsa ne olur?
Yasal ihtara rağmen mazeretsiz olarak ticari defterini incelemeye sunmaktan kaçınan taraf, kendi lehine olabilecek delilden yararlanamaz ve bu durum aleyhine değerlendirilebilir. Defterini sunmayan borçlu savunmasını ispatlamakta zorlanır.
Sadece benim kestiğim fatura teslimi ispatlar mı?
Kural olarak hayır. Tek taraflı kesilen, borçlunun ne beyanında ne defterinde yer almayan bir fatura tek başına teslimi ispatlamaya yetmez. Karine, faturanın karşı tarafın resmi kayıtlarına yansımış olmasına bağlıdır.
Ticari ilişkilerde alacak ve ispat konusuna dair bir başka değerlendirme için tacirin cezai şartına ilişkin yazımıza göz atabilirsiniz.
Karar künyesi: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, T. 16.04.2026, E. 2025/5186, K. 2026/2082. İlgili mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 67. Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, somut uyuşmazlığınız için hukuki danışmanlık almanız önerilir.
Ticaret hukukuna dair diğer yazılarımız için: Ticaret Hukuku makaleleri
Bu hukuki makale, İstanbul Barosu’na 42717 sicil numarasıyla kayıtlı Avukat Ümit Kızıldağ tarafından güncel mevzuata uygun olarak incelenmiş ve kaleme alınmıştır.
